SİGORTALAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Kasko Sigortası
Birleşik kasko sigortası ile sigortalı araç, yanma, çalınma, çarpma, çarpışma ,kötü niyetli hareketler ve terör risklerine karşı poliçenin kesildiği andan itibaren teminat altına alınmış olur. Seri Sigorta tarafından kesilen standart bir kasko poliçesi sel ve deprem risklerini karşılamaz. Bu riskleri sigortalı isterse kasko poliçesine sürprim ödemek şartıyla teminat altına aldırabilir. Ayrıca aracın orjinalinde bulunmayan radyo-teyp ve aksesuarlar da teminat haricidir. Sigortalı sonradan eklediği teyp ve aksesuarları da teminat altına aldırmak isterse bunu beyan etmek ve ek teminat isteyerek bunları poliçeye ilave ettirmek zorundadır. Birleşik kasko poliçesi savaş hali hariç, arabayı kullanan kişi uyuşturucu madde (alkol dahil) kullanmadığı ve ehliyetli olduğu sürece araca sigorta tarihinden sonra gelebilecek her türlü hasarı karşılar. Yalan beyanda bulunulması durumunda sigorta şirketinin durumu ispatı halinde hasar ödenmez, sigortalı her konuda doğru beyanda bulunmak zorundadır. Ayrıca birleşik kasko poliçesinde sigortalı aracın 3. kişilere vereceği zararın zorunlu trafik sigortasını aşan kısmını da poliçede belirtilen limitler dahilinde sigorta şirketi karşılar. Birleşik kasko poliçesinde araçta bulunan yolcular ferdi kaza koltuk sigortasına sahiptirler. Ölüm ve sürekli sakatlık durumunda poliçede belirtilen limitler dahilinde tazminat ödenir.
Trafik Sigortası
Sigortalı,trafik sigorta poliçesinde tanımlanmış olan motorlu aracın seyir halindeyken bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir maddi değerin zarara uğramasından dolayı, ilgili kanun hükümlerince araç sahibine düşen hukuki sorumluluğu , poliçede yazan limitlere kadar temin eder. Trafik sigortasının esas amacı iyi niyetli 3. Kişilerin mağduriyetinin önlenmesidir. Araç sürücüsü kendi hatasından dolayı bir başkasına zarar verirse trafik sigortası poliçede belirtilen limitler dahilinde haklı tarafın hasarını tazminm eder.Trafik sigortası kesinlikle poliçede detayları belirtilen aracın hasarını ödemez. Trafik sigortası kusur oranında ödeme yapar, dolayısıyle trafik sigortasından hasarın tazmin edilebilmesi için trafik raporu tutulması şarttır. Trafik raporuyla kusur oranı tespit edilmedikçe trafik sigortası ödeme yapmaz. Ayrıca çok taraflı kazalarda trafik sigortasında hak sahibi herkesin sigorta şirketine başvurması hasarın tazmini için şarttır.
Konut Paket Sigortası
Konut paket sigortası bir konut için akla gelebilecek her türlü riski paket olarak ve çok uygun fiyatlarla sunan bir poliçedir. Konut sigortasında bina olarak adı geçen teminat sigortalanacak adresteki beton,taş,tuğla ve briket gibi yanmaz malzemelerden yapılmış bölümlerdir. Ev eşyası ise genel bir anlatımla sigortalının evi terkederken yanına alacağı her şey olarak tamamlanabilir. Dolayısıyla binanın tamamlayıcıları diyebileceğimiz sabit dolap, kalorifer tesisatı, yer döşemesi gibi detaylar yanabilen malzemelerden de olsalar bina değerinin içinde sayılırlar. Konut sigortalarında kiracılar oturdukları evin binasını hak sahibi olmadıkları için sigortalatamazlar. Konut paket sigortası ile sigortalanan bina ve eşyalar yangın, yıldırım, infilak, dahili su, harici su (sel), kar ağırlığı, fırtına,yer kayması, hava taşıtları çarpması, kara taşıtları çarpması, duman, grev, lokkavt, kargaşalık, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler, terör, yangın mali mesuliyeti, kiracı sorumluluğu, komşuluk sorumluluğu, kiracının kira kaybı,ev sahibinin kira kaybı, konut değiştirme masrafları,enkaz kaldırma masrafları, ve hırsızlık teminatını paket olarak almış olurlar. Buna ek olarak deprem, cam kırılması ve enflasyondan korunma teminatlarını isteğe bağlı olarak poliçeye dahil edilebilirler. Deprem teminatına bütün sigorta şirketleri en az %20 muafiyet uygulamaktadırlar.
İşyeri Paket Sigortası
İşyeri paket sigortası da bir çeşit yangın sigortasıdır. İşyerinizde meydana gelebilecek her türlü hasarı ve bu hasardan dolayı size gelebilecek maddi külfetleri teminat altına alan bir çeşit poliçedir. Bu poliçede de bilinmesi gereken bazı ana kavramlardan bahsetmek gerekirse, bina işyerini çevreleyen yanmaz malzemeden yapılmış duvarlar ve çatıdır. Emtea ve muhteviyat, binanın içinde sigortaya konu işyerinde işlerin yürütülebilmesi amacıyla kullanılan hammaddeler, mamul ve yarı mamul emtealar olarak tanımlanabilir. Demirbaşlar ise şirket veya iş sahibi adına kayıtlı olan her türlü makina, teçhizat ve malzemelerdir. İşyeri paket sigortası ile sigortalı bulunan işyerlerindeki demirbaşlar,emtea ve muhteviyat ile binaya otomatik olarak yangın,yıldırım, infilak, dahili su, fırtına, hava taşıtları çarpması, kara taşıtları çarpması, duman, yer kayması, hırsızlık teminatları verilir. Buna ek olarak sigortalı talep ederse, grev,lokavt,kargaşalık,halk hareketleri ve terör, yangın mali mesuliyeti, iş durması zararları, seylap (sel), deprem, cam kırılması ve enflasyondan korunma teminatlarının hepsini veya bir kısmını alabilir. Deprem sigortalarında bütün şirketler en az %20 muafiyet uygulamaktadırlar.
Nakliyat Sigortası
Bir mal veya değeri, herhangi bir adresten diğer bir adrese nakli sırasında, başına gelebilecek türlü risklere yolculuğu boyunca teminat altına alan sigortalara nakliyat sigortaları denir. Nakliyat sigortaları başlıca kara nakliyatı, hava nakliyatı, deniz nakliyatı, demiryolu nakliyatı gibi 4 gruba ayrılabilir. Sigortalı, nakliyesi yapılacak malzemenin cinsini, yolculuğun başlangıç ve bitiş adresini, taşımayı yapacak nakil vasıtasının türünü ve özelliklerini ve ilgili mal veya kıymetle ilgili elindeki her türlü bilgiyi geniş olarak sigortacıya vermekle yükümlüdür. Verilen bilgiler risk analizi, fiyatlandırma, ve hasar sonrası hasarın sıhhatli tesbiti için çok büyük önem taşımaktadır. Kabaca 4 grup nakliyat sigortasında da (hava,kara,deniz,ve demiryolu) 3 çeşit sigorta yapılmaktadır. Bunların en dar kapsamlı olanı tam ziya poliçesi olarak adlandırılan, ve adından da anlaşılacağı gibi ancak malın tamamının kullanılamaz duruma gelmesi durumunda hasar ödemesi yapan kısmi hasarlardan kesinlikle ödeme yapmayan sigorta türüdür. İkinci olarak bundan biraz daha kapsamlı olan ve genel olarak dar teminat olarak adlandırılan ve sigorta teminatının ancak sigortalı mal yada değerin,kendisini taşıyan nakil aracına gelecek bir hasar sonucu hasarlanması durumunda devreye giren teminat türünden söz edilebilir. Üçüncü ve en son teminat türü ise kısaca all risk olarak da anladırılabilen ve her tür riski kapsayan geniş teminatdır.
Mühendislik Sigortaları
Mühendislik sigortaları, sigortacılığın en zor, en karmaşık ancak teknik karlılık oranı en yüksek branşıdır. Başlıca 4 ana gruptan oluşur. Bunlar, Makina Kırılması sigortaları, Montaj sigortaları, İnşaat sigortaları ve Elektronik Cihaz sigortalarıdır. Çok dar bir çerçeve ile bakıldığında, Makina Kırılması sigortaları, her türlü iş makinasının kullanıcı hatası,mekanik hata veya yanma, çarpma, çarpışma, devrilme ve bunun gibi kasko sigortası olarak da adlandırılabilecek risklerini teminat altına alan bir sigorta türüdür. Montaj Sigortaları, inşaat sigortalarının montaj usulü ile yapılan türlerini ve bunlarla ilgili her türlü riski içeren sigorta türüdür.(örn: trafo montajı işi). İnşaat sigortaları, adından da hemen anlaşılabileceği gibi bir yapım olayı esnasında meydana gelebilecek riskleri teminat altına alır. Elektronik cihaz sigortaları ise her geçen gün kullanımı artmakta olan ve maddi değerleri genelde çok yüksek olan elektronik cihazların her türlü mekanik ve teknik arızlarını, yanmasını, çalınmasını ve buna benzer türlü riskleri teminat altına alan bir sigorta türüdür.
DÜNYADA SİGORTANIN TARİHÇESİ
Dünyada sigortacılığa benzer ilk uygulamalara günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce Babiller’de rastlanmaktadır. Zamanın ticaret merkezi durumundaki Babil’ de, kervan tüccarlarına borç veren sermayedarlar, kervanların soyulması veya fidye ödeme durumuyla karşılaşmaları halinde tüccarların borçlarını silmekte, buna karşılık borcu tüccarlardan geri aldıkları zaman, taşıdıkları riskin karşılığı olarak ana borç miktarı üzerinden bir miktar para almaktaydılar. Bu olay daha sonra Kral Hammurabi tarafından yasallaştırıldı. Hammurabi Kanunlarının en büyük özelliği haydutların saldırısına uğrayan kervanların zararlarının bütün diğer kervanlar arasında paylaşılmasını öngörmesiydi. Bu, tehlike paylaşmasının kara taşımacılığındaki ilk örneğidir.
M.Ö. 600 yıllarında Hindu’ lar sigorta özelliği taşıyan kredi anlaşmaları yapmaya başladılar. Basit içerikli bu anlaşmalar, toplumlardaki sigorta düşüncesini geliştirerek sigortacılıkta ilk adımları ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır. Bu tür kredi anlaşmaları ortaçağda da gelişerek deniz ödüncü ve nakliyat sigortalarının temelini oluşturmuşlardır.
Sonraları sigortaya daha yakın uygulamalar özellikle deniz ticaretinin geliştiği yerlerde görülmektedir.İlk denizci uluslardan Kartacalılar, Romalılar, Yunanlılar arasında, geminin taşıdığı yük üzerine borç verip geminin limana varamaması riskini taşıyan ve gemi salimen limana döndüğünde, hem verdiği borç miktarını , hem de taşıdığı riziko karşılığı faiz niteliğinde önemli pay alanlar bulunmaktaydı. Alınan bu faizlerin yüksekliği Kilise tarafından hoş görülmeyip, bir süre sonra da yasaklandı. Büyük olasılıkla bu yasak, olabilecek tehlikelere karşı önceden bir prim alma biçimine, dolayısıyla da sigorta fikrinin doğmasına yol açtı.
Prim esaslı sigorta yaklaşık M.S. 1250 yıllarında Venedik, Floransa ve Cenova şehirlerinde görüldü Gene de bugünkü anlamda sigortadan söz edilebilmesi için 14. yy’ ı beklemek gerekti. Ekonomik koşulların değişmesi ile ticaret, 14. yy’ dan başlayarak çok önemli gelişmeler gösterdi. O devirde deniz ticaretinde en ileride bulunan İtalya’ da sigortaya gereksinim duyuldu ve deniz sigortası kavramı da ilk defa burada ortaya çıktı. İlk sigorta poliçesi olarak kabul edilen mukavele 23 Ekim 1347 tarihini taşımaktaydı ve İtalya’ nın Cenova Limanı’ ndan Mayorka’ ya “Santa Clara“ adlı geminin yükünü temin etmek amacıyla düzenlendi. İlk sigorta şirketi de 1424 yılında, yine Cenova şehrinde kuruldu. Sigorta konusunda ilk kanuni mevzuat ise 1435 yılında yayınlanan Barselona Fermanı’ ydı. İtalya’ daki başlangıçtan sonra, deniz sigortalarının özellikle 18. yy’ da İngiltere’ de geliştiği görülmektedir.
Denizde başlayıp gelişen sigortacılık, daha sonraları hayat sigortası fikrinin doğmasına neden oldu. Gemi ve yükünün sigorta edilebilmesi, kaptan, yolcular ve tayfaların da sigorta edilebilmesi fikrini getirdi. 17.yy.’da bir İtalyan bankeri olan Tonti’nin getirdiği “Tontines” denilen sistemde, belirli kişiler biraraya gelerek, belirlenen bir süre için ortaya belirli bir para koymakta, süre sonunda hayatta kalanlar parayı aralarında paylaşmaktaydı. İnsanların çoğu, kendilerinin başkalarından daha çok yaşayacaklarına inandıklarından epey rağbet gören bu sistemde ölenlerin maddi kayba uğradıkları düşünülerek, öngörülen süreden önce ölenler için de, ölüm rizikosu karşılığı prim ödenmesi öngörüldü Ve hayat sigortalarına bir geçiş de bu şekilde başladı.
17.yy.’ın ikinci yarısı sigortacılığın gelişmesine yol açan iki önemli olaya sahne olmuştur. Bunlardan ilk sigortacılıkta istatistik metod ve tekniğinin uygulanmaya başlaması (İhtimal Hesapları), ikincisi ise 2 Eylül 1666 tarihinde Londra’da meydana gelen ve dört gün sürerek 13.000 evle 100 kilisenin kül olmasına yol açan büyük yangındır. Kara sigortalarının doğmasına neden olan bu olay, halk üzerinde büyük etki yaratıp böyle felaketlerin sonuçlarına karşı önlem alınması fikrini doğurdu. Gelişen bu fikirden hareketle 1667 yılında “ Fire Office “ (Yangın Bürosu) kurulmasından sonra 1684 yılında buna rakip bir ortaklık şeklinde ortaya çıkan ilk yangın sigorta şirketi “ Friendly Society “ faaliyete geçti. 1688 yılında İngiltere’de Lloyd’s’ un temellerinin atılmasıyla sigortacılıkta yeni bir dönem başladı. Londra’da bulunan ve Edward Lloyd adında bir kişinin işlettiği kahvehane, gemi sahipleri, iş adamları, ve tüccarların deniz ticaretine ilişkin bilgi alışverişinde bulundukları bir mekan olmuştur. Burada sefere çıkan bir gemi veya geminin yükü üzerine teminat veren kişiler, “Underwriter” sıfatıyla belgeler düzenleyerek faaliyette bulunmaya başlamışlar ve yine bu kişiler Edward Lloyd’un ölümünden sonra, kendi aralarında Lloyd’s adında bir topluluk kurmuşlardır. Lloyd’s 1871 yılında İngiltere Parlamentosunun çıkardığı bir kanunla Birlik haline getirilmiştir. Lloyd’s ilk yıllarında sadece deniz sigortaları sahasında faaliyet gösterirken sonraları kara sigortaları sahasına da geçmiş olup, günümüzde her türlü sigortanın yapılabildiği bir kuruluş haline gelmiştir. Lloyd’s, dünyada başka benzeri olmayan, tamamen kendine mahsus bir sigorta kuruluşudur.
Lloyd’s bir sigorta şirketi olmayıp, sigorta teminatı veren şahısların oluşturduğu bir topluluk, bir birlik ve aynı zamanda dünya gemicilik istihbaratı konusunda bir merkezdir. Lloyd’s’ un en belirgin özelliği Lloyd’s üyelerinin bütün varlıklarıyla sorumluluk taşımaları ve hiç bir zaman sigortalı ile doğrudan temas etmemeleri, ilişkinin “Broker” denilen aracı kişi veya firmalarla temin edilmesidir. Broker’lar Lloyd’s ile çalışabilmek için buraya kaydolmakta ve müşterinin gerek sigorta gerekse tazminat alma işlerini takip etmektedirler.
Modern sigortacılığın doğuşuna deniz, kara sigortacılığına yangın, kaza sigortacılığına tren kazaları ile ilişkin bireysel kazalar öncülük ederken, sanayinin gelişmesiyle yaşanan büyük teknik hasarlar, mühendislik sigortalarının gelişimine yol açmıştır.
20. yüzyılın başlarında sigorta şirketleri her türlü sigorta ihtiyacına cevap verebilecek şekilde örgütlenmelerini tamamlamış kuruluşlar olarak etkin hizmet verebilecek düzeye ulaşmışlardır.
|